15 Haziran 2003
Matbaa işçisiydi. Dizgi ustası, sermürettip, Ziya Özkan. Benim canım babam.
Geceleri öpmeye geldiğinde yatağıma, geç saatlerde, girerdi koynuma. Koklardı derin derin saçlarımı. Ne yapsın, zamanı yoktu; sevdası çoktu bize karşı. Dinmedi bilirim, hissetmekteyim hasreti…
Kimi zaman da ben, özlemekten yorulan yüreğimi avutmak için, gidip yatardım yanına. Sıkı sıkıya sarılırdım boynuna.
Kurşun, mürekkep ve kendisi kokardı mis… Mertliğini güleç yüzünde saklardı, yiğitti, hiçbir kavgadan kaçmazdı. Sevdası, zilzurna sarhoşken bile kırmadan, bize yetiştirdiği süt şişelerinden taşardı.
Cömertti tanığım, aydınlığına hayrandım. 42 yaşında bırakıp gittiğinde bizi, üç binden çok kitap bıraktı miras; pek çoğu okunmuş, altı çizilmiş, kenarına notlar alınmış el yazısıyla. Gururlandım, gururlanırım; onca yoksulluğun içinde nasıl başarırdı bunları, şaşarım hala.
Özlemek dostluktandır. Babalarını özler evlatları. Hasret, giderilmez bir acıdır, ölüm girince araya. Kavuşmak hep sonraya. Lakin yaşamak, acılardan bal eylemek değil mi biraz da. Yoksa nasıl dayanılır bu hayata.
Sırdaş
Ben çok özledim dostum, arkadaşım ve canım babam olan Ziya Usta’yı. Burnumda tütüyor. Anlatacak o kadar çok şeyim var ki… Ve sadece ona anlatmak ve başka hiç kimseyle olmayacak, yapılamayacak konuşmalar yapmak için.
Babalar Günü’nde ben de babayım aslında. Ben de hasret dindirmek için burnumu gömüyorum Nazlıcan’ımın saçlarına, kokluyorum. Hasret o da bana. Zaman yok sevdaları doyasıya yaşamaya. Peçeteler üzerinde yolluyor talebini:
‘Baba, bu gece birlikte yatalım emi.’ Yatalım aşkım, yatalım bi tanem. Babalar ile çocuklarının hasret aşklarının acısını dindirelim. Birbirimize Babalar Günü hediyesi, uykularımızı verelim.
Hayat, aşklar ile ölüm arasındaki bir yolculuk, sonunda. Sevmek doyasıya, koşulsuz, karşılıksız. Hani burnunda tütmesi, yanında olması, uzak olsa da sağlıklı, mutlu olduğunu, varlığını bilmek, sızlatması yaptıklarının gönlünüzü.
Aşkla, muhabetle sarılmak karşılaşınca. Bir baba daha ne ister ki evladından başka: Sağlık, başarı, mutluluk onlarla olsun hayatta.
Ölüm acısı
Evlatlar, gün gelir yitirir babalarını. Doğanın kanunu. Ben yaşadım o acıyı. Ama asla yitip gittiğine tanık olmasın babalar evlatlarının. Nasıl dayanır yoksa yürek acıya. Bütün temennim bu hayatta. Ben babamın mirasını taşıdım kızıma, başka çocuklara. O da taşıyacak çocuklarına, başka çocuklara. Gelişip, büyüyecek, güzel olacak hayat, çocukların omuzlarında yükselecek barış, refah, kardeşlik ve özgürlük. Canımın ta içinden sevgiler onlara. Onlar ki ölümsüzlüğümüzün ve insan olmanın mutluluğunun aynaları. Benden selam olsun yitmiş babalara, babalarını yitirmiş çocuklara; gözyaşlarını elleriyle silsinler. Tuzun acısını hissetsinler yeniden.
Ne mutlu hasret bile olsa babası olanlara. Ne mutlu kucaklaşmasını bilip, Babalar Günü’nde ‘ooohhhh’ deyip, birbirini içine çeken babalar ile çocuklarına.