01 Nisan 2003
Türkiye’de kumarhanelerin yeniden açılması için çabalar dorukta. Şimdi eski yöntemleri yeniden yeniden ısıtıp önümüze koyuyorlar. Sadece yabancılar girsin gibi. Biliyorsunuz 1985 yılında açılan kumarhanelere de sadece yabancılar girebiliyordu. 1991’de yapılan düzenleme ile, Türk yurttaşlara da açıldı. Açık oldukları dönemde gazete ve televizyonlarda her gün kumarhanelerin yol açtığı facia haberlerinden geçilmiyordu. İntiharlar, parçalanmış aileler gibi.
Bu arada Susurluk çetesinin para kaynağı haline gelen kumarhaneler, kamuoyunun da tepkisi ve suç üretim merkezi olmaları nedeniyle 28 Şubat sürecinde, Ağustos 1997’de Turizmi Teşvik Kanunu’nda bir değişiklik yapılarak kapatıldı. Kumarhane işletmecileri kanunun iptali için Anayasa Mahkemesi’ne başvurdu; ancak Anayasa Mahkemesi bu başvuruyu reddedince, Yüksek Mahkeme kararıyla, Türkiye genelinde faaliyet gösteren toplam 79 kumarhane 13 Şubat 1998’de süresiz olarak kapatıldı.
* * *
Bugün keramet içinde ekonomik kaynak olarak gösterilen ve vergi geliri yaratır denilen kumarhaneler, açık oldukları dönemde hep zarar göstererek tek kuruş vergi ödemedi. Kumarhaneler faaliyette oldukları süre boyunca her yıl zarar göstererek, bir bölümü hiç vergi ödememiş, ödeyenler de bir berber, fotoğrafçı, kurutemizlemeci kadar bile vergi ödememişlerdir.
Faaliyette oldukları yıllarda hangi kumarhanenin ne kadar vergi ödediğini, daha doğrusu nasıl hep zarar göstererek vergi ödemediklerini Maliye Bakanlığı kayıtlarından aktarayım size.
Ayrıca sektörü elinde tutan ve ‘Kumarhaneler Kralı’ diye nam salan ama aslında suç imparatorluğu kuran Ömer Lütfü Topal ile ondan sonra gelen kumarhaneci olan Sudi Özkan’ın devlete olan vergi ve diğer borçları bizim IMF’den istediğimiz paralar kadar büyük rakamlara ulaştı.
* * *
Halk yoksullaştıkça hükümetler kumarın önünü açıp teşvik ediyor. Oysa sosyal sonuçları ile, kara para ekonomisiyle buralar inanılmaz sorun oluyor.
Kumarın ekonomik ve sosyal yaşama etkileri ile tıbbi sonuçlarının incelendiği çalışmalardan biri de Dr. İbrahim Duvarcı ve Dr. Azmi Varan’ın ortaklaşa gerçekleştirdiği çalışmadır. 2001 Türk Psikiyatri Dergisi’nde 2001; 12 (1): 34-45) yayımlanan çalışmada şöyle deniyor:
‘Son otuz yılda kumar, mali sıkıntılar yaşayan hükümetler ve yerel yönetimler tarafından giderek daha fazla yasallaştırılmıştır. Kumarın giderek daha fazla yasallaşmasıyla birlikte önceden erişkin erkeklere özgü olduğu düşünülen kumar sorunları kadınlarda ve gençlerde de daha sık görülmeye başlamış ve bu gelişmelerin sonucunda hem kumara yatırılan para miktarında hem de kumar sorunu olan insanların sayısında belirgin bir artış izlenmiştir.’
Kumarhaneler bir çözüm getirseydi, şimdi ekonomimiz uçmuştu.
* * *
ABD’deki ‘Kumarhanelerin Etkisini Araştırma Ulusal Komisyonu’nun raporu da ilginç. ‘Kumarhanelerin olduğu bölgelerde boşanmalar, iflas ve cinayetler artıyor’.
Kumarhane lobisi casino dediği mekanları yeniden açtırabilmek için bu mekanların ekonomiye ve turizme katkısı olacağını tezini savunurken, ABD’deki durumu örnek veriyor. Türkiye’de bunun başını şimdilerde bir büyük medya grubu çekiyor. Kumar işinin başına da petrol işleriyle ilgili olan eski bir kamu yöneticisini getirecekleri söyleniyor. Bu kişi kumara olan uluslararası tutkusuyla tanınıyor
Oysa kumarhaneler ile ilgili ABD’de yapılan araştırmalar kumarhane lobisini yalanladığı gibi, bu işe bilerek ya da bilmeyerek alet olmak isteyenlere de çok ciddi uyarılar içeriyor.
Konuyla ilgili olarak ABD’de ‘Kumarhanelerin Etkisini Araştırma Ulusal Komisyonu’ (The National Gambling Impact Study Commission) tarafından hazırlanan rapor, kumarhanelerin rüşvet , siyaset ilişkisindeki rolünden, cinayet ve iflaslara kadar her konuda çarpıcı sonuçlar uyarılar içeriyor. Aman dikkat.
Altınyunus Çeşme:…. 1991, 1992, 1993
Özkanlar:………………. 1990, 1991, 1992, 1993
Toytaş:………………….. 1990, 1991, 1992
As:……………………….. 1991, 1992, 1993
FSP:………………………. 1990, 1991, 1993
Okan:……………………. 1990, 1991, 1992
Emperyal:………………. 1991-1992
Klassis:………………….. 1990, 1991
TGI:……………………… 1992, 1993
Yeditepe:………………. 1992, 1993
Uran:……………………. 1990, 1991,
Fame:…………………… 1991
Kosmos:………………… 1990
Hamelin:……………….. 1990
Sürmeli:…………………. 1993
Ero:………………………. 1991
Bu yazının konusu: Mafya ve yeraltı dünyası. Aynı konudaki diğer yazılar o sayfada; tüm konular için Konular.

Yeni Kitabım: FETÖ'nün Belleği — Guguk Kuşu Operasyonu
15 Temmuz'un on yıl önce yazılmış senaryosu; İzmir'de otobüste bulunan bir belleğin belgeleriyle.
ISBN 978-625-9042-74-9
X (Twitter) — Son Paylaşımlar
İy ehl-i dil eydüñ baña ben nicesi dolanayın
Ne dürlü tedbīr kılayın yā nice sanu sanayın

Dirindi bınar idük irkildük ırmağ olduk
Akduk denize talduk taşduk elhamdülillah
Tapduğun tapusında kul olduk kapusında
Yunus miskin çiğidi bişdi elhamdülillah

@GAverbek Hoca ile izini sürüp keşfettiği kayıp nüshanın hikayesini konuştum.
“Türk Yurdu” nüshasında Yunus Emre’ye atfedilen 113 şiir var. Bunların 9’una daha önce incelenen hiçbir nüshada rastlanmamış. 3 Kasım 2026 itibarıyla taradığım açık kaynaklarda bu dokuz şiirin tam metinlerine veya onları tek tek belirlemeye yarayacak ilk dizelerine ulaşamadım. Keşfi duyuran 2 Kasım tarihli TRT Haber söyleşisinde Prof. Dr. Güler Doğan Averbek, kitabın matbaa sırası beklediğini belirtiyor.
Yayınlanan görsellerden birinde bir şiiri şöyle:
“Ey gönül ehli, dile gelip anlatalım…
[…]
Ben cevhersem, o benim madenim.
Ben kul isem, o benim sultanım.
Aklım, gönlüm, canım odur.
Ondan nasıl usanayım?
Onsuz bana cennet haram…”
Yunus Emre Divanı’nın dağınık yapraklar halindeki kayıp nüshası gün yüzüne çıkarıldı. "Türk Yurdu Nüshası" olarak adlandırılan yazmada, Yunus Emre'ye ait 113 şiir bulunuyor.
🔍 Detaylar ilk kez TRT Haber'de.
Fahiş fiyatlı doğalgaz ittirdi.
Amerikan mallarına vergi indirimini, Çin mallarına vergi bindirimini ittirdi!
‘Bunları verdin Türkiye’ye ne aldın?’ dersen; sıfır!
Bir tek kendisine meşruiyet aldı!
Yere batsın öyle meşruiyetiniz, yere batsın!
YouTube — Son Videolar
Facebook — Son Paylaşımlar










